Paradise Lost Üzerine Bazı Mülahazalar

 Yitirilen Cennet'te işler kızıştı. Dördüncü kitapta anca açıldı metin. Şeytanı yerip Tanrı'yı haklı çıkaracağına tam tersine sebep olmuş Milton, neden deniyor burada anlıyorsunuz gerçekten. Şeytanın acı içinde mutlu Adem ve Havva'yı izlediği sahnelerde gerçekten insanın içi bir merhametle doluyor. 

Altını çizdiğim bazı yerler var, not alıyorum:

"En derinlerde Cehennem kabarıyor; zira buraya taşıdı
Cehennemi'i kendisiyle; nasıl uzaklaşamazsa kendinden,
Yer değiştirmekle bir adım bile 
Öteye kaçamıyor Cehennem'den" 
 
Cehennem benim içimde, demiştim geçen eski bir öğrencime. Bu satırları okuyunca ürperdim birden. Cehennemini içinde taşıyanlar, Tanrı'nın gözünde bir şeytan mı? Cehennemi içimize koyan kim? Yaptıklarımız? Hissettiklerimiz? İnandıklarımız yahut inanmadıklarımız?
 
"Lanet olsun öyleyse bu sevgiye, çünkü birdir nazarımda
Sevgiyle nefret; ebedi keder getirirler bana.
Hayır, sana lanet olsun, çünkü hakkında pişmanlık vereni,
Onun iradesine karşı özgürce seçtin.
Ne sefil haldeyim! Ne yöne gitsem?
Sonsuz hiddete mi, sonsuz ümitsizliğe mi?
Her yol Cehennem bana; Cehennem olmuşum kendim"
 
Şahane çevirmemiş mi Yiğit Yavuz! 
 
Ah, nasıl da anlıyor insan. "Ama düşman olmayı seçmiş değilim/Acıyabileceğim böylesi biçarelere; olmasa da/ Bana acıyan."
 
Düşman olmayı ben seçmedim, buna itildim, diyor ya. Haksızlığa uğradım ve hakkımı aradım. 
 
İlerleyen sayfalarda Adem ile Havva'nın mutluluklarına bakıyor, onlara bilgi ağacının meyvesinin yasaklandığını öğreniyor ve şöyle diyor:
 
"Cehalete mi borçlular şu hallerini; Bu mudur itaatlerinin, imanlarının kanıtı olan Mutluluklarının aslı? Ne de güzel bir temel bu, üzerine yıkımlarını inşa etmek için! Daha fazla bilme arzusu ve haset dolu komutları reddetme arzusu uyandıracağım zihinlerinde; O komutlar ki, mümkünken ilahlar seviyesine çıkmaları bilgiyle, onları aşağı seviyede tutmak için tasarlanmış." 
 
Cehalet mutluluktur yani, bildiği an günaha batacaktır insan. Bilgi onu ilahlaştıracakken cehenneme sürükleyecek, bu nasıl tuzak diyor ya şeytan... Katılmamak mümkün mü şimdi?
 
Birden okuyarak gerçekten cehenneme dönen hayatlarımızı düşünüyorum. Sonra da kıskandığımız cahil mutluluğunu. Haklılar belki de acımakta bize... 
 
Of Milton of!  
 
Gustave Dore'dan:



 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sivas Yolculuğuna Dair Bazı Mülahazalar