22.09
Hüseyin söylemişti bu filmi, bu akşam izledim. Yani nasıl desem... O kadar değişik bir filmdi ki. "Ben ne izledim ya" dedim demişti, haklıymış. Başı başka ortası başka sonu başka... Şaşırtan, koltukta zıplatan bir hikâye. Bir yandan başka dünyalar, başka kültürler, kusurlar, günahlar, arayışlar... Güzeldi gerçekten.
*
Bu kitaptan da H. bahsetmişti. Bloga yazmanın saçma olduğunu düşündüğüm an, bu kitabı hatırlıyordum. Sonunda kitaplığıma aldım. Bu küçük notlar, kişisel olsun olmasın kıymetli. Birileri okuyor diye değil, okusun diye değil. Bunu nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Son yıllarda kaybedilen bağlar, küçük hassasiyetlerle ilgili. Her şeyin benzersiz, farklı, dikkat çekici olması gerekiyor çünkü, yoksa yok olup gidiyor. Aşağılanıyor, küçümseniyor. Kimsenin kimseye tahammül etmediği, çok kolay yalan söyleyebildiği, birinin duygularını incitmenin hiçbir anlamının kalmadığı bir çağ. O yüzden kendi halinde yazmak, küçük notlar almak, bunları ifşa etmek ama bağırmamak... Beni gör diye yırtınmamak. Usulca, sessizce, kendi halinde bir ırmak olarak akmak işte.
Mesela şunu yazmış Selçuk Altun "Benim için en değerli ikinci el kitap henüz elime geçiremediğimdir." ya da şu: "Televizyon kanallarının havuz ve barlara odaklı magazin programlarına konu insanatın 100 Temel Eser'i okuması gerekir mi? (Anlarlar mı?)" Bazı notlar (1'den 1000'e kadar numaralı bu notlar) çok uzun. Bazıları bir cümlelik. Bazıları alıntı, bazıları tespit, bazıları sadece yazar ya da eser ismi. Bu kadar işte. Bu kadar sade.
*
Kıskanmak'a başladım. Üçüncü okuyuşum olacak. Son sınıfın dersine girmenin kendi adıma böyle bir faydası oldu. Her hafta bir eser. Tembelliğime güzel bir mecburiyet.
*
EMK işi canımı sıkıyor. Asıl tembelliği onda yapıyorum. Günde 2 tefrika kontrol etmeye söz vermiştim. 3 gündür yapmıyorum yine. Dünyanın en sıkıcı işi geliyor, en büyük vakit kaybı. Ah bir bitse... Bu kadar uzaması olmadı hiç. Tadı kaçtı.
*
Güzel havalara ihtiyacım var. Güzel insanlara. Güzel kitaplara. Güzel sohbetlere. Güzel çiçeklere. Güzel gülümsemelere. Güzel yarınlara.
Kimin yok ki?
*
:)


"Güzel havalara ihtiyacım var. Güzel insanlara. Güzel kitaplara. Güzel sohbetlere. Güzel çiçeklere. Güzel gülümsemelere. Güzel yarınlara.
YanıtlaSilKimin yok ki?"
...
Ne güzel ifade etmişsin güzel beklentileri. İhtiyacımız var. Olsun.