İstanbul: 4. Gün

 

Sirkeci Marmaray'dan çıktıktan sonra (ki yeryüzüne çıkmak bir hayli uzun sürdü) hemen arkada bir kütüphane. Üye oldum. Çalışma salonları denize bakıyor. Önünde inşaat başlamış, yakında manzarası kapanır ama henüz okuma katına kadar yükselememiş. Sessiz sakin, inanılmaz temiz, kimsecikler yok ve çalışanları güleryüzlü, yardımcı. Bayıldım. 2 saat kadar çalıştım. Sonra baktım ki Sarayburnu askeri gazinosu yakın görünüyor. İ. amca çok övmüştü. Soğukta 20 dk. kadar yürüdüm. Yemek yerim, ısınırım falan demiştim ama meğerse açık alanmış sadece. Yemek de yok. Tatlı ve kahve aldım, küçücük bir yer kapatmışlar 8-10 kişilik, oraya geçtim. Boğazı seyrettim biraz, dinlendim. Sonra yine yürüyerek Sirkeci'ye geri dönüş. Şişhane'ye gitmek için Karaköy'den tünele binmem lazımdı ama gözümde büyüdü. Biraz yolu uzatarak önce tramvayla Kabataş'a, ordan finilükerle Taksim'e. İstiklal boyunca yürüdüm, Dilek'e çıkıp yemek yedim. Rezaletti. Ordan tekrar yürüyüş, dükkanlara, kitapçılara giriş, Galata'ya iniş. En son bir kahveciye oturdum, Galata'yı görüyordu. Bir kahveye 390 lira verirken, parayı Galata Kulesi'ne verdiğimi düşünerek kendimi teselli etmeye çalıştım :) Ardından eve geçtim. Sırt çantamda her şey vardı: Bilgisayar, tablet, defter, fotoğraf makinesi. O kadar ağırdı ki. Bugün aynı hatayı yapmayacağım. Zaten evde çalışayım diyorum bu sefer. En azdından 1e 2ye kadar falan. Akşam Robinson'da Meltem Gürle olacak. Onu dinlemeye gitmek istiyorum. Yarın anlatırım.

İşte böyle.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sivas Yolculuğuna Dair Bazı Mülahazalar