21.23
Mösyö Teste beni zorluyor. Sevmedim metni. Ders için çok yanlış bir seçim olmuş. Bir sonraki hafta Arayışlar var. Artık son haftalar - şükür. Bu kadar sıkıldığım, motivasyonumun düştüğü başka bir dönem olmuş muydu bilmiyorum. Kovid döneminde belki. Geçen sene Alice'i anlattığımda aldığım zevk yoktu mesela. Yazarın metnin içine sızan rahatsız edici fantazileri, metnin politik ve Freudyen okumalarının ayrı ayrı zenginliği, basit bir çocuk kitabı olarak baksak bile dönemi için öncü bir nitelikte oluşu... Ya da Dorian Gray mesela. Wilde'ın sansasyonel hayatı, romandaki güzellik ve gençlik takıntısının günümüz instagram algoritmaları içindeki yeri falan. Bilemiyorum. Her geçen sene aramız açılıyor yeni nesille. Her sene biraz daha zorlanıyorum onlarla bağ kurmakta. Onların dikkatini çekebilmek, hayret duymalarını sağlamak, uykularını getirmemek... Gerçekten her geçen gün daha zor. Metinleri doğru seçemiyorum desem, hayır ya, geçen sene böyle değildi diyorum, ya da ondan önceki sene. Üstlelik ölümsüz eserler yahu bunlar. Sürekli sürekli sürekli yeniden üretilen, yorumlanan eserler. Filmi var, müzikali var, operası var, dizisi var... Her neyse. Çok mu abartıyorum, çok mu anlam yüklüyorum? Bilmiyorum ama it means something be! Öyle işte :)
*
Bitmeyen bir yapılacaklar listelesinden ibaret geliyor bazen ömrüm. Ne yapacağım? Misafirlerim var, hediye bakmam lazım, antika pazarına uğrarım belki üşenmezsem, Mösyö Teste üzerine biraz çalışmam lazım, Esat Mahmut'u ihmal ediyorum kaç gündür, projenin evrakları var asıl, vermem gereken kargolar bir de... Tatile ihtiyacım var... Ya bu arada bu ev de kendi kendine temizlenmeyecek ya. Süpür toz al çamaşır yıka as topla döngüsü. Boş ver, yat uyu, bir ara halledersincilik. Ne güzel ne güzel.
*
Bitti, bu kadar.
*
:)
Yorumlar
Yorum Gönder