21.35

 Nevada'ya ısınamadım bir türlü, olmuyor. Vakti gelmemiş bir kitaptır belki de. Ya da hiç gelmeyecek bir kitap. 

*

Yoğun günler. Ankara, kardeşimin gelişi ve gidişi, aile ziyaretleri, ev alışverişleri. Bu hafta sınavlar olduğu için ders yok. Dinlenmek için iyi bir zamandı aslında ama pek dinlenecek vaktimin olacağını sanmam. 

*

Zengin olsaydım çözülecek çok şey vardı diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum. Yurtdışında 1 sene yaşamak mesela, hiçbir şey düşünmeden. Bazen ufak da olsa bir heveslenecek oluyorum, bir şey ya da biri tüm hevesimi alıp götürüyor.  

*

Esat Mahmut'a geri döndüm, toparlamaya çalışıyorum. Sinirlenmeye o kadar çok vakit gidiyor ki, metne kendimi veremiyorum. Bu kadar baştan savma bir iş yapılamaz. Kiminden esirgediğim güveni kimine bol bol dağıtıyorum. Benim aptallığım. Denge önemli. 

*

İçimdeki sıkıntı geçmedi bir türlü bugün. Herkesten nefret edesim var, herkes batıyor. Evime dönmek istiyorum. Evim, henüz evim olamadı tabii, zamanı var daha. Ama Ankara artık hiç evim değil galiba, bilmiyorum kafam karışık. Akışına bırakınca her şey dağılıyor, parçalanıyor, bir şeyler kaçıp gidiyor sanki. Hani yürüyen yollar vardır metrolarda, havalimanlarında. Ben duruyorum da insanlar hızla (ama çok hızla) geçip gidiyorlarmış gibi. Geç kalıyorum; planlamam lazım (yoksa son dakika yetişmez ve kaçırırım), şimdiden başvurmam lazım (yoksa kontenjan dolar), şimdiden almam lazım (zam gelir),  yazıp kenara koymam lazım (yoksa sistem kapanır)... 

*

Bu çağ gerçekten herkesi aynı yerden vuruyor, bunun elbette farkındayım. Tek çarenin de her şeyden uzaklaşmak olduğu bir gerçek. Yalnızlıkla ilgili biraz üst okuma yapsam iyi olabilir belki. Çok korktuğum şey, aslında bana iyi gelecek tek şey olabilir. Zira bu korkunun beni narsist insan tuzağına düşürüp durduğu gerçeğiyle yeni yeni yüzleşebiliyorum. 

*

Yapmak istediğim birçok şeyi parasızlıktan yapamadığımı düşünüyorum ya: yurtdışında bir yıl yaşamak, Almanca kursuna başlamak, deniz kenarında bir aylık ev kiralamak vs vs vs. (Şimdi aklıma gelen birkaç 'of param olsa şimdi bunu yapardım' hayali sadece) Eminim param olsaydı da yapmazdım. Olduğu zamanlar vardı çünkü -bir yıl yurtdışı hariç tabii. O hiçbir zaman olmadı :) Arabamı satsam bile 6 ay yetiyordu, hesaplamıştım. Sorun benim ataletimde. Yüklerimden kurtulmak için gerekeni yapma konusunda hep beceriksiz oldum, hep. 

*

Hadi güzel bir şarkıyla kapatalım:

"Misal düşmemiş bir kar tanesiyimVarsay uykuda bir köy hanesiyimİçim ihtiyar savaş gazisi"

 


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sivas Yolculuğuna Dair Bazı Mülahazalar