15.11
Gündüz vakti elime Sait Faik aldım, olacak iş değildi ama oldu. İşlerin çoğu bitti, salonda sürekli açık bir haber kanalı, bitmeyen tıkır tıkır bir hareketlilik. Tembellik edelim biraz dedik, bugün pazar. Odama geçtim, uzandım. Yağmurlu Hava'ya kadar geldim. Artık 1940'lara geldik. Dağınık, acemi öyküler yerini tatlı tatlı hikâyelere bıraktı. Belki ondan dayanamayıp birden fazla okuyuveriyorum. Asıl okuyacağım kitaba gelince... Hüseyin bir kitap aldırdı dün bana, kaldı yine raftakiler. Onun gelmesini bekleyeceğim. Aslında Peygamberin Şarkısı ya da Sütçü vardı aklımda. Bu hafta öğrenciler gelmezse rahat rahat okurum. Gerçi sınav kağıtları falan da var ama. Olsun.
*
Hava serin ama nefis bir güneş var. Mahalle bugün çok kalabalık, herkes çarşı pazarda. Burayı Çayyolu'nun eski hallerine benzetiyorum, 2000lerin başlarına. Allahtan araba var.
Yorumlar
Yorum Gönder